Öne Çıkan Yayın

Tüp Babayım "Bir babanın gözünden tüp bebek yolculuğu"

Tüp Babayım  "Bir babanın gözünden tüp bebek yolculuğu" 9 Şubat'ta çıkıyor

21 Kasım 2014 Cuma

Çocuk Hakları Evrensel Beyannamesi

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü

Çocuklarımız, bizim hayatımız ve geleceğimiz.. Bugünümüz onlarla var ve geleceğimiz onlarla var olacak..

UNICEF Kaynaklarından Çocuk Hakları Sözleşmesinden Kısaltılarak Alınan ve Çocukların Diliyle İfade Edilen Özeti...

Madde 1: Ben çocuğum. On sekiz yaşına kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez haklara sahibim.

 
Madde 2: Bu sözleşmedeki haklar bütün çocuklar içindir; beyaz çocuk, kara çocuk, kız çocuk, erkek çocuk fark etmez. Doğduğumuz yer, konuştuğumuz dil de fark etmez. Büyüklerimizin inançlarının, görüşlerinin farklı olması yüzünden çocuklara ayrım yapılmaz. Bu haklara sahip olmak için çocuk olmak yeterlidir. 

Madde 3: Büyükler, çocuklarla ilgili bütün yasalarda, bütün girişimlerde önce çocukların yararlarını düşünürler. Büyüklerimiz bu ödevlerini yapamıyorsa devlet çocuklara bakar ve korur. 

Madde 4: Haklarımızın uygulanması için gereken her türlü çaba gösterilir. Haklarımdan yararlanmam bütün devletlerin güvencesi altındadır. 

Madde 5: Bizi büyüten, yol gösteren büyüklere bizi daha iyi yetiştirsinler diye yardım edilir. 

Madde 6: Çocukların yaşamını korumak herkesin ilk görevidir.Yaşamak her çocuğun en temel hakkıdır. 

Madde 7: Her çocuğa doğduğunda bir isim konur. Devlet bu ismi kaydeder. Çocuğa kimlik verir. Artık çocuk o devletin vatandaşı olur. 

Madde 8: Konan ismim, kazandığım vatandaşlık hakkım ve aile bağlarım korunur. Bunları değiştirmek için baskı uygulanmaz. Bunlar benden alınırsa bütün devletler ona karşı çıkar. 

Madde 9: Çocuğu ailesinden kimse koparıp alamaz. Ama bazen de anne baba çocuğa bakamaz durumda olabilir. Çocuk bu durumdan zarar görebilir. Çocuk zarar görmesin diye çocuğa başka bir bakım sağlanır.Bu bakım sırasında çocuk anne babasıyla düzenli görüşebilir. 

Madde 10: Ayrı ülkelerde yaşayan anne baba ve çocukların birlikte yaşamaları için her türlü kolaylık gösterilir. 

Madde 11: Çocuklar anne babalarının birlikte izni ve haberi olmadan başka ülkelere götürülmezler, oralarda bırakılmazlar. Bunu yapanlara karşı mücadele edilir. 

Madde 12: Beni ilgilendiren konularda benim de görüşlerim alınır. Büyükler beni dinlerler. Düşüncemi öğrenmeye özen gösterirler. Çok küçüksem bir büyük de benim adıma konuşabilir. 

Madde 13: İsteklerimi ve düşüncelerimi seçtiğim bir yolla açıklayabilirim, resmini çizebilirim ya da yazabilirim. Ama bazı konularda başka kişiler ve toplum zarar görecekse o konudaki kurallara da uymam gerekir. 

Madde 14: Biz çocukların düşüncelerini geliştirmeleri ve istedikleri dini seçmeleri hakkına saygı gösterilir. Bu konuda bizi yetiştirmekle yükümlü olan büyüklerimizin de bize yol gösterme hakları ve görevleri vardır. Onlara da saygı gösterilir. 


Madde 15: Arkadaşlarımla barış içinde toplanabilirim. Dernekler kurabilirim. Kurulu derneklere üye olabilirim. 

Madde 16: Çocuklar onurlu ve saygın birer insandır. Hiç kimse onların onurlarını kıramaz, onları küçük düşüremez, yaşadığı konut ve kurumdaki özel yaşantısına karışamaz. Bu haklarımız yasalarla korunur. 

Madde 17: Kitle iletişim araçları önemlidir, her türlü iletişim aracını kullanarak kendim için bilgi alabilirim. 

Madde 18: Yetiştirilmemizden en başta anne babamız ya da onların görevini üstlenmiş büyüklerimiz sorumludur. Onların bu görevlerini en iyi biçimde yapabilmeleri için her türlü kolaylık sağlanır, gerekiyorsa yardım edilir. 

Madde 19: Yetişmemizden sorumlu olanlar bu haklarını çocuklara zarar verecek şekilde kullanmazlar. Çocukların bu tür zararlara uğramaması için her türlü önlemi almak devletin görevidir. 

Madde 20: Çocuklar ailelerinden yoksun kalabilirler. Bazı aile ortamları ise çocuklar için yararlı olmayabilir. İşte o zaman çocukların devletten özel koruma ve yardım alma hakları vardır. Devlet bu görevini çocuk için uygun aile bularak ya da onlara bakacak kuruluşlara yerleştirerek yapar. 

Madde 21: Anne babasıyla olamayacak çocukların aile yoksunluğu çekmemesi için onlara iyi aileler bulunur. Bunun için çok dikkatli bir araştırma yapılır. 

Madde 22: Çocuklar başka ülkeye gitmek zorunda kalırlarsa o ülke de çocukları korur. Birbirinden ayrı kalan anne ve baba birleştirilmeye çalışılır. 

Madde 23: Özürlü çocuklar özel olarak korunurlar. Kendilerine yeten saygın birer insan olmaları sağlanır. Devlet onların bakımları, eğitimleri ve iş sahibi olmaları için gerekli kurumları oluşturur. Ailelerine her türlü yardımı yapar. 

Madde 24: Sağlığım ve hastalıklardan korunmam, devletin ve toplumun güvencesi altındadır. Bunun için beslenmeme, aşılarımın yapılmasına, çevrenin temizliğine dikkat edilir. Hastalanırsam tedavi edilirim. 

Madde 25: Kreşler, çocuk yuvaları, yurtlar, okullar, çocuk hastaneleri çocukların haklarına uygun olarak, çocuklara daha iyi bakmak için yeniden düzenlenirler. 

Madde 26: Bütün çocukların sağlıkları, eğitim hakları, beslenme ve bakımları güvence altına alınır. 

Madde 27: Bana bakmakla yükümlü olanlara bana daha iyi bir yaşam sağlamaları için gerekirse giyim, barınma ve beslenme konularında yardım edilir, destek olunur. 

Madde 28: Eğitimimi eksiksiz yapabilmem için desteklenir ve korunurum. İlköğretim herkes için parasızdır, kız olsun erkek olsun her çocuk için zorunludur. 

Madde 29: Devlet, benim tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla, özgür bir toplumda, sorumluluk üstlenecek şekilde yaşamamı sağlar. 

Madde 30: Azınlık grubun çocuklarına da herhangi bir ayrım yapılmaz, devlet azınlık gruplardan gelen çocukların haklarını da korur. 

Madde 31: Boş zamanlarımı değerlendirmem, oynamam, eğlenmem için çocuk bahçeleri, çocuk kulüpleri, kitaplıklar, spor okulları açılır. Her çocuk böyle faaliyetlere özendirilir. Bunlardan yararlanmak hepimizin hakkıdır. 

Madde 32: Ben çocuğum. Büyükler gibi bir işte çalışamam. Ben okula gider ve oynarım. Eğer çalışmak zorunda kalırsam yapacağım iş eğitimime engel olmamalı, sağlığımı bozmamalı, bende zararlı alışkanlıklar yaratmamalıdır. 

Madde 33: Çocuklar zararlı maddelere karşı korunurlar. Bunları üretenler ve çocuklara verenlere cezalandırılırlar. 

Madde 34: Bedenim bana aittir. Beni bedensel ve ruhsal yönden örseleyecek hiçbir yaklaşıma izin verilmez. 

Madde 35: Çocukları kaçırıp kötü kişilere satan, onları uygunsuz şekilde çalıştırmak isteyenlerle tüm devletler mücadele ederler. Çocukları korurlar. 

Madde 36: Büyükler kendi çıkarları için çocukları kullanamazlar. 

Madde 37: Hiçbir çocuk insanlık dışı yöntemlerle ya da aşağılanarak cezalandırılamaz. Çocuklar suç işlemişse uygulanacak cezalar yaşına uygun gelişmelerini engellemeyecek şekilde ve eğitsel olmalıdır. 

Madde 38: İnsanların birbirlerini öldürmesi kötüdür. Savaş insanların birbirlerini öldürmesidir. Çocuklar savaştan korunmalıdır. On beş yaşından küçük hiçbir çocuk askere alınmaz. 

Madde 39: Eğer çocuklar çeşitli nedenlerle zarar görmüşlerse bedensel ve ruhsal sağlıklarına yeniden kavuşmaları için tüm önlemler alınır. Yeniden topluma kazandırılırlar. 

Madde 40: Çocuklar suçun ne olduğunu bilmezler. Bilerek ve isteyerek kimseye zarar vermezler. Suç işleyen çocukların yeniden topluma kazandırılması için özel yasalar çıkarılır, özel kuruluşlar oluşturulur. 

Madde 41: Eğer bir ülkenin yasaları bu çocuk hakları sözleşmesine uygunsa değiştirilmez. Değilse değiştirilir. 

Madde 42: Çocukların haklarına ilişkin tüm bu ilkeleri hem çocuklar hem de büyükler öğrenmeli ve öğretmelidir.


19 Kasım 2014 Çarşamba

ÇOCUĞUMA DOKUNMA - HER ANNE BABA MUTLAKA OKUMALI

Çocuk yetiştiren her anne babanın mutlaka okuması ve uygulaması gereken çok önemli maddeler..

1) Dudaklarından öpmeyin kuzularınızı,


2) Garson amca kızar şimdi , bak teyze kızacak şimdi diye herkes sana kızabilir bağırabilir imajı yaratmayın
3) Kalabalık araçlarda otur teyzenin kucağına, sıkış amcanın yanına diyerek yabancılar ile arasında bağı kuvvetlendirmeyin.
4) Akraba dahi olsa çocuğunuzu kimse ile tuvalete yollamayın.
5) Kendini öptürmek istemiyor ise "öpsün bir kere" demeyin ona kızmayın.
6) Utana sıkıla modern olacağım diye çocuğunuz ile banyo yapmaya çalışmayın. (dikkat bebeğiniz ile demiyorum)
7) Vücuduna o istemedikçe kimse dokunamaz bunu ona öğretin
8) Yol boş diye kırmızı ışıkta çocuğunuz yanında karşıdan karşıya geçmeyin
9) Yol boş diye üst geçit yerine trafiğin arasından karşıdan karşıya geçmeyin
10) Litre litre kola içip kola çok zararlı demeyin (inandırıcılığınız ölüyor)
11) Kitap , dergi, gazete okumuyor iseniz çocuğunuz okumuyor diye onu aşağılamayın. 
Gökten inmiyor okuma alışkanlığı.
12) Sen yapamazsın değil, denemek ister misin deyin...
13) Anne- baba olun arkadaş değil...
14) Cıssssss demeyin, ona olabilecek zararı anlatın. Anlayacağı cümleler ile bilimsel gerçekler ile değil
15) Göz teması kurun
16) Bolca sarılın (unutmayın sizden ihtiyacı olan sevgiyi alan çocuk dışarıya daha az 
yönelecektir.)
17) Aşağılamayın, yargılamayın, utandırmayın ve asla kıyaslamayın (unutmayın her çocuk özeldir. Tektir.)
18) Korkutarak değil açıklayarak öğretici olun.
19)Sorduğu kadarına yanıt verin destan yazmayın
20) Çocuğunuzu etiketlemeyin, olumlu-olumsuz etiketler baskı yaratır. Ona isim takmayın, el şakası yapmayın ...

11 Kasım 2014 Salı

DELİ YENGEÇ; KALİTELİ BİR ANKARA MEKÂNI

Ankara, iç anadolu şehri olmasına rağmen balıkçıları ve balık restoranları ile ünlüdür. İstanbullular bile der ki; Türkiye’de ki en taze balık Ankara’da bulunur. Bir Ankara’lı olarak bende böyle düşünüyorum aslında. Kızılay veya Ulus’da ki balıkçılara gittiğinizde her zaman günlük ve taze balık bulabiliyorsunuz.

E hâl böyle iken, bu kadar taze balık ve deniz ürünü varken balık restoranları da Ankara’nın olmazsa olmazı. Bu restoranların en kalitelilerinden birisi de Deli Yengeç…

Deli Yengeç, kendine özgü tarzı olan Ankara’nın nadide mekânlarından birisi.. Her daim kaliteli ve taze deniz ürünleri bulabiliyorsunuz. Balık çeşitlerinden tutunda diğer deniz ürünleri olan ahtapotu, yengeci, ıstakozu ne isterseniz mevsimine göre en taze şekilde müşterilerini bekliyor. Restoranın adına yakışır şekilde yengeç zaten mekânın favorisi.

İstediğiniz balığı dolaptan kendiniz seçip nasıl pişmesini istiyorsanız belirttikten sonra masanıza geçip şahane şekilde servisini bekliyorsunuz. Ya da dolaptan o güne özgü deniz ürünlerini gözünüzle seçip sipariş edebiliyorsunuz. Hani “Denizden babam çıksa yerim” derler ya… İşte Deli Yengeç tam bu düşüncede olan balık severler için..


Tabii ki balık ve deniz ürünlerinin yanı sıra sofranızı renklendirecek taze ve çok lezzetli mezeleri de her gün yenilenerek size servis edilmeyi bekliyor. Lezzetli ve sıra dışı mezelerden de tatmak gerekiyor yemeğinizin yanında.

Lezzeti destekleyen en önemli unsur önce göze hitap eden sunumudur. Sipariş ettiğiniz balık ve deniz ürünleri öyle güzel bir sunumla sofranıza geliyor ki eliniz çatal bıçağa gitmiyor bile… O tabaktaki sunumu bozmaya kıyamıyorsunuz… Önce biraz seyredip gözünüze, sonra o enfes kokusunu içinize çekip burnunuza, sonra nazik ve yumuşak hareketlerle tatmak üzere ellediğinizde doku duyunuza, bir lokma alıp yavaşça ağzınıza atıp şöyle bir dilinizle damağınız arasında ezdiğinizde de tat alma duygunuza hitap ediyor. İşte bu şekilde yediğinizin zevkine varıyorsunuz.

Deli Yengeç’in böyle lezzetli yemekleri yanında en önem verdiği ve çok da başarılı şekilde uyguladığı unsur ise müşteri memnuniyeti. Kapısından içeri girerken mekânın dekorasyonu, renkleri, aydınlatması, müziği direkt sizi içeri çekiyor. Size en önemli müşteri olduğunuzu hissettirecek karşılama ise cabası. Masanıza oturduktan sonrada size sunulan servis hizmeti ise sizin kendinizi rahat hissetmenizi, keyifle yemek yemenizi, sofranızı paylaştığınız kişilerle sohbet etmenizi sağlıyor.
Sofranızı taçlandıracak içecek seçimi de size kalmış. İster alkollü ister alkolsüz kaliteli ve çeşitli içeceklerden dilediğinizi seçebilirsiniz.

Deli Yengeç’in profesyonel, yenilikçi ve modern işletmesi de misafirlerinin memnuniyetini sağlamak için elinden gelenin en iyisini yapmak için çalışıyor. Onlar için önemli olan misafirlerinin bir seferlik değil her zaman Deli Yengeç’i ziyaret etmeleri.

Hatta şu anda ziyaretiniz için sizi heyecanla bekliyorlar….

https://www.facebook.com/pages/Deli-Yenge%C3%A7/390668697694409?fref=ts

6 Kasım 2014 Perşembe

Aquafresh - Küçük ağızların uzmanı

Anne ya da baba olarak, çocuğunuzun hayat boyu daha sağlıklı ve daha temiz dişlere sahip olması için ihtiyacı olan doğru diş fırçalama ve yeme alışkanlıklarını

en iyi siz kazandırabilirsiniz. 

Çocuğunuzun dişleri yüzde 50 daha incedir. Bu yüzden uzman korumamıza ihtiyaçları vardır. Çocuğunuzun yaşına uygun hazırlanmış Aquafresh Kids ile çocuklarınızın dişlerini rahatlıkla koruyabilirsiniz. 


Daha fazla bilgi için lütfen Facebook sayfamızı ziyaret edin: https://www.facebook.com/aquafreshtr


Bir boomads advertorial içeriğidir.