Öne Çıkan Yayın

Tüp Babayım "Bir babanın gözünden tüp bebek yolculuğu"

Tüp Babayım  "Bir babanın gözünden tüp bebek yolculuğu" 9 Şubat'ta çıkıyor

Lilypie - Personal pictureLilypie Angel and Memorial tickers

24 Eylül 2019 Salı

Çocuğunuz İçin Faydalı Süt Bilgileri


Çocuğunuza ne zamandan itibaren süt vermeye başladınız? Veya şöyle sorayım; çevrenizde çocuğuna süt içirmeyen anne baba var mı?

Biz hepimiz lıkır lıkır süt içerek büyüyen bir nesilden geliyoruz. Hatta süt içmezsek dişlerimizin çıkmayacağı, boyumuzun yeterince uzamayacağı gibi sözleri çook duyduk. :)


Geçenlerde çocuklu arkadaşlarımızla konuşuyorduk. Son zamanlarda, özellikle anne baba olduktan sonra fark ettiğimiz bir şey var; şimdiki çocuklar, bizim dönemde olduğu kadar süt içmiyor. Halbuki süt ne kadar faydalı! Bu yoğun koşturmacalı hayat içinde bu konuyu atlıyoruz. Çocukların kemik gelişimi ve sonraki yaşamları için sütün yararları saymakla bitmiyor ve bunu tekrar hatırlamak bizim görevimiz. 



Sütün Yararları Neler?

Hazır konusu açılmışken, anneler için de hassas ve merak edilen bir konu olduğundan sütün faydalarından bahsetmek istiyorum.

Hadi sırayla gidelim, önce gebelikten başlayalım.



Süt tüketimi sadece çocuklar için değil, gebelik ve emzirme dönemi için de çok önemli. Süt, gebelik ve emzirme dönemlerinde, bebeğin büyümesi ve gelişmesi için gerekli vitamin ve minerallerin vücuda alınmasına ve bebeğin kemik gelişimine yardımcı oluyor. Aynı zamanda annenin kemik ve diş sağlığının korunmasını da sağlıyor.



Çocukluk ve ergenlik döneminde ise süt, güçlü kemik ve diş oluşumunu sağlıyor, kemik yoğunluğu artırıyor, sağlıklı büyümeye, özellikle de 1-4 yaş döneminde çocukların zihinsel gelişimine yardımcı oluyor.



Süt tüketimi sadece çocukluk döneminde değil, ileriki yaşlar için de çok önemli. Yetişkinlerde ve yaşlılarda da süt, kemik sağlığının korunmasında etkili rol oynuyor ve vücudun ihtiyaç duyduğu protein, kalsiyum, fosfor, B2 vitamini gibi birçok besin öğesini içeriyor.


Her Süte Güvenmeyin

Şimdilerde bir doğala dönüş merakıdır gidiyor. Güzel ama her ürün gerçekten söylendiği gibi doğal mı? Özellikle dikkat ediyorum, açıkta satılan çiğ sütleri doğal algısıyla sorgulamadan evlerimize sokuyoruz. Halbuki denetimden geçmeyen çiğ sütler, ciddi anlamda sağlık riski içeriyor.

Bunun yerine uzun ömürlü veya günlük ambalajlı süt tüketmelisiniz. Her yerde kolaylıkla bulabileceğiniz ambalajlı sütler, çeşitli denetimlerden ve doğru işlemlerden geçtiği için güvenilirdir – aynı zamanda katkısız ve doğaldır. Şahsen benim de tercihim, kolay ulaşılabilir olması ve tam anlamıyla güvenilir olması nedeniyle kutu sütler.  

Sonuçta vücudumuza giren her bir gıda için çok dikkatli olmamız gerekiyor, değil mi?


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Mayıs 2017 Pazartesi

ANNELER VE ANNE ADAYLARI! GELECEKTEKİ SİZE MEKTUP GÖNDERMEYE HAZIR MISINIZ?


Arçelik’in gözünde tüm anneler kraliçedir.

Anneler günü’nüz kutlu olsun!

Anneler ve anne adayları!

Gelecekteki size mektup göndermeye hazır mısınız?

Bu sayfadan gelecekteki bir güne mektup yazın, hem bugünden geleceği düşünmek için kendinize zaman ayırın hem de kendinize gelecekten bakma imkanı yaratın. “Anneyim” ya da “Anne olacağım” butonlarından birine basın. Mektubu doldurun. Gelecekte bir tarih belirleyin. Size o tarihte kendinize yazığını mektubu gönderelim.


İnsanın düşünceleri her gün değişiyor. Hele ki anne olmak insana bambaşka bir duygu kazandırıyor. Bu mektubu göndererek bugünkü hislerinizi gelecekte de hatırlamak ve geçmişteki hislerinizle o günkü hislerinizi karşılaştırma fırsatı bulacaksınız.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

2 Mayıs 2017 Salı

Şık Mutfaklar İçin Ankastre Renkli Buzdolabı

Siz de ankastre renginin mutfaklara çok yakıştığını düşünenlerden misiniz? Bu yıl ankastre renklere ilgi çok fazla: Gümüş grisi bu renk, mutfaklarda hakikaten güzel duruyor ve bulunduğu her ortama değer katıyor. En çok da buzdolabı modellerine yakıştığını düşünüyorum, ankastre renkli buzdolapları mutfakların gerçekten de havasını değiştiriyor. Bu nedenle Uğur Soğutma’nın UES 585 D2K NFI A++ isimli buzdolabı modelini görür görmez sipariş etmeye karar verdim: Ankastre renginin en şık tonunu kullanıyor.




Sevdiğim bir renge sahip olması, tek tercih nedenim değildi elbette. Uğur Soğutma’yı gayet iyi tanıyorum, 60 yıldan fazladır derin dondurucu modelleri ile soğutucu cihazlar üretiyor. Açıkçası, bu sektörde rakibi olduğunu düşünmüyorum ve buzdolabının da bir soğutma uzmanından alınması gerektiği kanaatindeyim. Hem markayı, hem de ankastre rengini görür görmez satın alma kararı vermem bundan kaynaklanıyor. Buzdolabını yaklaşık 3 aydan bu yana kullanıyorum ve izlenimlerim şöyle:

 


İç hacmi 585 litre ve fazlasıyla yeterli geliyor. Açıkçası bu büyüklükteki bir iç hacmi, çoğu marka ancak en üst düzey ve en pahalı modellerinde sunabiliyor. ’da ise standart geliyor! Buzdolabı içerisindeki şeffaf sebzelik bölümü özel, zira nem kontrolü yaparak sebzelerin daha uzun süre taze kalmasını sağlıyor. Ayrı bir “0 derece” bölümü de var, süt ve et ürünlerini bu bölüme koyarak kullanım ömürlerini uzatabilirsiniz. 



Buzdolabının no-frost özelliği var ve dondurucu bölmesinin kapasitesi tam 97 litre. Çoğu aile için fazlasıyla yeterli olacak bir kapasite bu. Isı kontrolü tamamen otomatik, bu da maksimum seviyede enerji tasarrufu yapmasını sağlıyor. Dış kapağı üzerinde bir LED gösterge var, hem çok şık duruyor ve hem de kapağı açmadan buzdolabı kontrollerine ulaşmanızı sağlıyor. Buzdolabını geceleri de kullanmayı sevenlerdenseniz hiç merak etmeyin: LED aydınlatması, toplam 5 adet temperli cam rafı mükemmel bir şekilde aydınlatıyor. Fiyatının çok üzerinde özellikler sunan UES 585 D2K NFI A++ modelini satın aldığım için çok mutluyum, mutfağım hem çok daha şık bir hale geldi ve hem de çok kaliteli yeni bir buzdolabım oldu! https://satis.ugur.com.tr/item/ues-585-d2k-nf-a/100030 adresinden siz de sipariş verebilir, ödemenizi 12 taksit halinde yapabilirsiniz. 


 


 


Bir boomads advertorial içeriğidir.

16 Kasım 2016 Çarşamba

Çocuklarınızın besin ihtiyaçlarını karşılamanız için Pınar Çocuk Devam Sütü sizlerle!

Neden Çocuk Devam Sütü?


Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.



Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.


1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütü’nü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.


Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

17 Mayıs 2016 Salı

Çocuklukta Yaratıcı Drama Eğitiminin Kazandırdıkları

Yaratıcı Drama benimde 6 aşamadan oluşan eğitimini aldığım ve eğitmen olabilmek için proje aşamasında olduğum bir konu. Eğitimini aldığım için rahatlıkla söyleyebilirim ki okul öncesi dönemden itibaren çocuklar için gerçekten çok faydalı ve gelişimi için gerekli bir süreç. Çocuklar yaratıcı dramaya 4 yaşından itibaren başlayabiliyorlar ve eğer devam ederlerse yaşları ilerledikçe gerçekten çok büyük faydalarını görüyorlar ve farklılıkları gösteriyorlar. Aynı zamanda ebeveynler içinde bu fayda görülebiliyor. 

Aşağıda paylaştıklarıma tesadüfen rastladım ve hemen blogumda da yayımlamak istedim. Orijinali İngilizce olarak yayımlanmış ve Türkçeye çevrilmiş. En altta kaynak olarak belirtiyorum.

1. Topluluk önünde konuşma becerlerinizi geliştirir.

It improves your public speaking skills.
Eğer kaygı düzeyiniz çok yüksek değilse, kendinizi insanların önünde konuşmaya zorlamak, bu konuda daha iyi olmanızı sağlayacaktır. Sesinizin perdesi, tonu ve değişimi… Tüm bunlar profesyonel hayatta da çok önemlidir. Eğer başarısızlığa uğrarsanız, drama kendinizi nasıl düzeltmeniz gerektiğini de öğretir.

2. Takım çalışmasının değerini öğrenirsiniz.

Okulda bu beceriyi grup projeleriyle öğretmeye çalışırlar, ama asla dramadaki kadar etkili olmaz. Tiyatroda çok farklı insanlarla uzlaşmayı ve işbirliği yapmayı öğrenirsiniz. Aksi takdirde gösteri olmaz. Tiyatro yapanlar, sadece yıldızların değil, her bireyin değerli olduğunu bilir.

3. Size empatiyi öğretir.

It teaches you empathy.
Sahnede oynayacak kadar iyi bir hale gelmesi için aylar boyunca bir karakter üzerinde derinlemesine çalışmak, normalde keşfetmek için zaman bulamayacağınız kadar eşsiz bir deneyimdir. Bir hikayenin içine tiyatrodaki gibi yoğun bir şekilde girdiğinizde, sizden çok farklı olabilecek insanlara karşı çok daha derin bir anlayış kazanarak çıkarsınız.

4. Stres yönetimi konusunda uzman olursunuz.

Görünürde her şeyin yanlış gittiği bir durumda, sahneye harika bir gösteri koymayı öğrenebilirseniz, sabahlayarak çalışma ya da çılgınlar gibi sunum hazırlama gibi her tür zorlu durumla baş edebilirsiniz. Çok daha sakin ve aklı başında olursunuz, çünkü bu stresin karşılığını alabileceğinizi zaten bilirsiniz.

5. Özgüven kazanırsınız.

You'll gain confidence.
Tiyatro ortamı, katılımcıların tuhaflıklar yapmalarını ve yeni şeyler denemelerini – kendilerini aptal durumuna düşürseler bile – destekleyen ve teşvik eden yapısıyla benzersiz bir ortamdır. Egonuzdan sıyrılmayı öğrenmek, gerçek dünyada çok az insanın öğrenmeye istekli olduğu bir beceridir. Kendinizi, başarıyı yakalamaya çalışırken biraz da mahçup olmaya şartlarsanız, o zaman daha fazla başarı elde edersiniz.

6. Ama aynı zamanda biraz alçakgönüllük de öğrenirsiniz.

Tiyatroda genellikle yaşananları hafifletmek için zaman yoktur. Tiyaronun ruhu destekleyicidir, ama açık bir zihinle karşılmanız gereken bazı dürüst, önemli geri bildirimler de alacağınızı bilseniz iyi olur. Zayıflıklarınızın size gösterilmesini nasıl ele alacağınızı ve bunları kişisel almadan üzerinde nasıl çalışacağınızı öğrenirsiniz.

7. Reddedilmeyle nasıl başa çıkacağınızı öğretir.

It teaches you how to deal with rejection.
Bir oyunda istediği rolü alamayan her insan, hayal kırıklığı duygusunu iyi bilir. Bir yetişkin olmak da iniş ve çıkışlarla doludur. Her zaman hayalinizdeki işe ya da daireye sahip olamazsınız. Ama tekrar ayağa kalkmayı öğrendiğinizde, bir sonraki büyük şeyin dışarıda bir yerde sizi beklediğini de bilirsiniz.

8. Zaman sınırına uyarak çalışmayı öğrenirsiniz.

Okulda telafi testleri vardır, proje tarihleri uzatılır. Ama tiyatroda, hazır olsanız da olmasanız da gösteri her zaman devam etmelidir. Bir oyunda oynamak, size zaman sınırınıza uymanın ve etkili kısa yollar keşfetmenin yaratıcı yollarını öğretir (aslında zorlar).

9. Okuma becerileri kazanmanın kesin yoludur.

It is a surefire way of gaining reading skills.
Tiyatro ile ilgili muhteşem şeylerden birisi de bir metnin sonsuz farklı yolla yorumlanabilir olmasıdır. Bir metni analiz etmenin ve yaklaşımın yeni yollarını bulursunuz çünkü metni sadece masa başında okumak yerine canlandırmak zorundasınızdır. “Bunu haftaya kadar ezberleyin” kadar okuma becerilerinizi hızla geliştirecek başka bir şey daha olmadığını söylememize gerek yok herhalde.

10. Kelimelere karşı takdir duygunuz artar.

Tiyatro tarih boyunca tüm dünyaya kültür kattı. Tiyatro ile ilgilenmek ve üzerinde çalışmak, belki başka türlü yollarınızın kesişmeyeceği çok sayıda olağanüstü edebiyat eseri ve fikirle karşılaştırır sizi. Hayatınızın sonuna kadar tiyatronun peşinden giden bir insan olmasanız da, hayatta seçeceğiniz diğer yolların çok azı sanatın bu formundan etkilenmemiştir.

11. Sizi daha karizmatik yapar.

It makes you more charismatic.
Kendi rolünüzün ve karşılıklı diyalogların provasını yapmak (ve akranlarınızın bunları yapmasını izlemek) sosyalleşme şeklinize çok büyük faydalar sağlar. Ancak tiyatroda çalışmanın, oyunculuk yapmak dışındaki büyük bir kısmı iletişimdir. Bu kadar büyük bir proje için o kadar fazla insan çalışmak zorunda ki, bu çalışmanın iyi gitmesi için içinde bulunduğunuz ortam sizi bu becerilerde ustalaşmak için zorlayacaktır.

12. Ezber becerileriniz mükemmelleşir.

Sadece kelimeleri ve ipuçlarını hatırlamaktan daha öte bir şeyden bahsediyoruz. Kendinize öğrettiğiniz ezberle ilgili taktikler ve sahne üzerinde pek çok şeyi aynı anda yapmayı öğrenme şekliniz, hayatın ilerleyen yıllarında ders çalışma, iş yapma ve zihninizi organize etme şeklinizi de etkiler ve geliştirir.

13. Fiziksel olarak aktif olma alışkanlığı kazandırır.

It gets you in the habit of staying physically active.
Spor dünyasını çekici bulmayan çok sayıda çocuk için fiziksel aktivitenin başka bir iyi yolunu bulmak zor olabilir. Ama dans koreografisi, sahne kurma ya da sahne değiştirme dahil tiyatro fiziksel olarak güç ve çalışma gerektiren bir sanat dalıdır. En büyük farkı ise, o kadar eğlenirsiniz ki nasıl formda kaldığınızı anlamazsınız bile.

14. Gerçek dünyadaki gibi profesyonel olmayı öğretir.

Pek çok çocuk için tiyatro, ilk profesyonel davranma deneyimidir. İyi bir izlenim bırakmalısınız, istek göstermelisiniz, çok çalışmalısınız, uzlaşmalısınız, ödün vermelisiniz, duygularınızı kontrol etmelisiniz, akranlarınızı desteklemelisiniz ve üstlerinize saygılı davranmalısınız. Bunların hepsi de, eğer profesyonel meslek hayatınızda ciddiye alınmak istiyorsanız geliştirmeniz gereken becerilerdir.

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Sana ne ifade ettiğini #AnneneHiçSöyledinMi?

Annenizin size olan sevgisini siz de anne olunca gerçekten anlayabilirsiniz... Nestlé İyi Büyüsün İyi Yaşasın Anneler Günü video’sunu izleyerek, siz de annenize olan sevginizi https://www.facebook.com/iyibuyusuniyiyasasin adresinden paylaşabilirsiniz.


Ayrıntılı bilgi almak için www.iyibuyusuniyiyasasin.com adresini ziyaret edebilirsiniz. 



 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Mayıs 2016 Salı

Tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü kutlu olsun!

Anneler Günü geldi çattı… “Hep daha iyisi” diyerek bebeklerin ve annelerin isteklerine her zaman en iyi şekilde cevap veren, Türkiye’nin yeni bebek bezi ve ıslak havlu markası Sleepy, Unutkan Anneler’e teşekkür ederek onları unutmadığını gösterdi.


Bir zamanlar uyku kelimesini en sıcak kelime olarak tanımlayan, %50 indirimleri ve yeni sezon çantaları kaçırmayan, en son çıkan filmlere en önce giden, yemek keyfinden asla ödün vermeyen, küçük bir temizlikten sonra bile en az 3 saat dinlenen ve fönsüz dışarı adımını atmayan ama bir gün, dünyalarını değiştiren o büyük mutluluk ile birlikte dünyaları unutan tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü’nü büyük bir coşku ile kutladı.


Kendilerini çocuklarına adaya Unutkan Anneler’i unutmayan Sleepy, Anneler Günü için özel olarak hazırladığı ajandası ile de tüm annelerin kalbini çalmayı başardı. #unutkananneler hashtag’ini kullanarak Instagram ve Twitter sayfalarında paylaşımda bulunan ve Mayıs Ayı boyunca market.sleepy.com.tr adresinden alışveriş yapan herkese dağıtılacak bu ajanda ile tüm bir yıl mutluluk ve bol bol gülümsemeyle geçecek.


http://www.unutkananneler.com/


Sleepy, en sevdikleri pastanın son dilimini her zaman çocuklarına ayıran ve gerçek sevginin ne anlama geldiğini varlıklarıyla kanıtlayan Unutkan Anneler’e “İyi ki varsınız…” diyor ve kalpten bir teşekkür gönderiyor.



 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Mart 2016 Salı

Radyo Onbironsekiz Program Kaydım

Radyo Onbironsekiz'de yayımlanan program kaydım... Beni, Lâl'i, bizi ve kitabımı anlattım... Buyurun...


Bugün, Onbironsekiz'de hayattaki en klasik dönüm noktalarından biri olan çocuk sahibi olmaya değineceğiz. Programda 4-5 sene önce babalık zanaatine başlamış 2 baba var: Hem de yeni nesil babalar! Anne blogger'lara alışığız, biraz da baba blogger'lara kulak vermeye ne dersiniz?









8 Mart 2016 Salı

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

Bugün hayalinizdeki beyaz ve sağlıklı dişlere en pratik şekilde kavuşma yollarını paylaşacağım. İşte dişlerimi korumamı sağlayan ve rahatça gülümseme nedenim 5 diş temizleme pratiğim :)


Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu


1. Rutinlerinize Uyun

Hayatta en önemli şey sanırım sizin için iyi olan ne varsa alışkanlık haline getirmek. Spor yapmak, sağlıklı beslenmek gibi aslında kişinin kendisine bakması ve temizliğine dikkat etmesi de önemli. İşte bu yüzden diş temizliği rutinlerinizi belirleyin ve ona uyun.

Her sabah ve gece yatmadan önce dişlerinizi mutlaka fırçalayın! Bu alışkanlığınızı halen kazanamadıysanız bugün zaman kaybetmeden kendiniz ve diş sağlığınız için büyük karar verebilirsiniz.


2. Size Uyanı bulun!

Nasıl ki giydiğiniz kıyafetler tarzınızı yansımadığında kendinizi o kıyafetin içinde yabancı gibi hissediyorsunuz, aslında kişisel bakımlarınız da öyle. Diş ve diş ati yapınıza en uygun fırçayı bularak diş temizliğinizi daha verimli yapabilirsiniz.


3. Kendinize Zaman ayrın!

Bir şeyi yapıyor olmak kadar onu doğru sürede ve doğru şekilde yapmak da çok önemli. Özensiz bir biçimde yaptığınız hiçbir şey tam olmayacaktır. O yüzden dişlerinize ve kendinize zaman ayırın. Bu zamanı doğru fırçalama teknikleriyle yaparsanız emin olun kısa sürede farkı siz de fark edeceksiniz.


4. Bazı Ayrılıklar Çok Güzel!

Vedalar ve ayrılıklar hep can yakar ama aslında bazı ayrılıklar size çok iyi gelebilir :) Nasıl mı? 3 ayda bir diş fırçanızla vedalaşın ve hijyen açısından önemli bu değişikliği bir alışkanlık haline getirin.



5. Yol Arkadaşınızı İyi Seçin!

Geldik en önemli maddeye. Diş fırçanızı seçtiniz, kendinize zaman ayırdınız, her şeyi tam yaptınız ama diş temizliğinde istediğiniz verimi halen alamıyor musunuz? O zaman doğru diş macununu kullanmıyor olabilirsiniz. Bu konudan mustarip olanlara önerim; Procter and Gamble’ın dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana olacak.

Yeni İpana 3D White PERFECTION diş macunu İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu. Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içerir. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekelerin %100’e kadarlık kısmını etkin biçimde çıkarıyor. Ben bu ürünü çok sevdim, satın almak isterim derseniz tıklayınız.


Tüm bu maddeleri eksiksiz yerine getirenler olarak bol bol gülümsemeyi hak ettik sanırım :)



P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım.  

http://www.agizbakimuzmani.com/


#ipanaperfection  #gülüşünügöster


İçerik Kaynak: http://www.e-gunlugum.com/

Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

7 Ocak 2016 Perşembe

Veli Nereye Gitti.... Küçük bir spermin BÜYÜK serüveni...

Çocuklarımızın yaşları ilerledikçe meraklarından kaynaklanan soruları artmaya başlar. "Niye?" "Nasıl?" sorularının ardı arkası kesilmez. Anne babalar bu sorulara sabırla yanıt verir veya vermeye çalışır. Ama anne babaların en zor durumda kaldıkları, nasıl cevap vereceklerini bilemedikleri, hangi dille anlatılması gerektiğine karar veremedikleri en zor soru ise bir gün çocuğun gelip "Ben nasıl doğdum? Bir çocuk nasıl dünyaya gelir?" diye sorması olur.
Bu soruyu duyan anne babaya genelde günümüz gençlerinin tabiriyle "Kal gelir". Bir yere bakar, bir duvara bakar, bir çocuğa bakar, bir birbirlerine bakarlar, suratların şekli değişir, ağızlardan anlamsız mırıldanmalar ve sesler çıkmaya başlar. Çocuk ise heyecanla sorusunun cevabını beklemektedir ama çoğu zaman bu cevabı alamaz. Alsa bile yeterli düzeyde olmayan, geçiştirici cevaplardır. Hani eskilerin dediği gibi "Seni leylekler getirdi" demek de işe yaramıyor çünkü zamanımız "teknoloji" çocukları bu palavrayı yemiyor artık.

İşte her anne babayı bu durumdan kolayca kurtarabilecek, çocuğa eğlenceli şekilde bu bilgiyi verebilecek bir kitap "Veli Nereye Gitti?"...

300 milyon spermden birisi olan Veli, yüzme yarışına büyük bir azimle hazırlanıyor.. Birincilik ödülü ise sihirli yumurta... Acaba Veli bu yarışı kazanabilecek mi?

Bence kitabı önce anne babaların çok dikkatle okumaları gerekiyor. Sonra da çocuğuna okuması... Okurken çocukla beraber, muhteşem çizilmiş animasyonlar üzerinde de konuşulup yorumlar yapılabilir. Bir bebeğin nasıl dünyaya geldiği çok sade, açıklayıcı ve çocuğun anlayabileceği düzeyde eğlenceli şekilde anlatılmış. Aynı zamanda animasyonlarla da güçlendirilerek görsel olarak çocuğun zihninde şekillenmesi amaçlanmış. Sonuçta siz anne babalar da rahat bir nefes alıp şekilden şekile girmek zorunda kalmayacaksınız..

Her anne babanın elinin altında, çocuğunun kütüphanesinde olması gereken muhteşem bir kitap "Veli Nereye Gitti?"... Nicholas Allan yazmış ve Türkçe'ye Nil Gün çevirmiş.. Kitap Kuraldışı yayınlarından çıkmış... Kitap evlerinde ve internet üzerinden rahatlıkla bulabilirsiniz...


31 Aralık 2015 Perşembe

Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali

Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.


Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.


Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.



Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.


Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.


Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

8 Aralık 2015 Salı

Annelerin Akıllı Seçimi: TODİZOO Oyuncakları

Bebekler için oyuncak seçme işi anne babalara düşüyor. Minikler, hem gerçek dünyayı hem de kendi yetenek ve becerilerini önce oyuncaklarla keşfetmeye başlar. Doğal olarak oyuncakların onların gelişiminde rolü çok önemlidir. Oyuncak alırken aradığımız özellikler aslında çok net. Eğitici, eğlendirici ve onlar için tamamıyla güvenli olmaları en önemli özellikler.


Bebekler için oyuncak alırken en önemli kriter, güvenilir markaların oyuncaklarını almak olmalıdır. Sık sık ağzına götüreceği, birlikte uyuyup yemeklerini hatta banyosunu paylaşmak isteyeceği oyuncaklarının ona zararlı olabilecek bir materyal, boya ya da aksesuar içermediğinden emin olmanın tek yolu tercihlerinizi güvenilir markalardan yana yapmak. Bir diğer dikkat edilmesi gereken konu da seçtiğiniz oyuncakların onların gelişimine de katkıda bulunması. Yapacağınız doğru oyuncak seçimlerinizle her gün hayat ve kendisiyle ilgili yeni şeyler öğrenen bebeğinize büyüme macerasında yardımcı olabilirsiniz. 


Tüm bu özellikleri bir arada bulabileceğiniz Todizoo oyuncaklarını inceleyerek, bebeğinizin yaş ve ihtiyaçlarına en uygun olanları tercih edebilirsiniz. 


TODİZOO MÜZİKLİ ÇINGIRAKLAR: Bu sevimli arı ve kelebek çok marifetli. Minik parmakların kolayca basabildiği düğmesi eğlenceli melodiler çalıyor. Ses efektli kanatları ve boncukları ile hem bir çıngırak hem de dişlik olan kanatları tam kaşınan dişlere göre. Üçüncü aydan itibaren tüm bebekler için tercih edilebilir. 




TODİZOO EMEKLEME BÖCEĞİ VE TOSBAĞA: Emekleme nasıl da heyecan verici bir dönem değil mi? Şimdi emekleme çalışmalarına yardımcı olacak iki sevimli arkadaş var. Todizoo’dan Emekleme Böceği ve Tosbağa üstüne basınca ilerliyor, bebeğiniz de onları hevesle takip ediyor. 12 ay ve üzeri bebekler için tam bir emekleme yardımcısıdır.  




TODİZOO ARKADAŞIM SERİSİ: Todizoo’nun bu şirin oyuncakları basıldığında ışıklı düğmeleri ile melodiler çalıyor, “ABC” ve “123” ve birbirinden sevimli kısa cümleler söylüyor. Minikler bu arkadaşları onları çok eğlendirdiği için seviyor, biz de onların el-göz koordinasyonlarını güçlendirip sebep-sonuç ilişkisini öğrenmelerine yardımcı oldukları için seviyoruz. Üçüncü aydan itibaren tüm bebekler içindir. 



 


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

4 Aralık 2015 Cuma

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Hakkında Merak ettikleriniz Bu Sitede!

Sağlıklı beslenme hepimizin öncelikli konusu. Özellikle konu çocuklarımız oldu mu endişelerimizi gidermek ve sorularımıza cevap bulabilmek adına hemen bir bilene danışmak istiyoruz ve yaşadığımız çağ gereği ilk başvurduğumuz yer genellikle “internet” oluyor. Ancak, internetteki bilgi karmaşasından neyin doğru neyin yanlış olduğuna bir türlü karar veremiyor ve işin içinden çıkamıyoruz.


Sağlıklı gıda tüketimi dendiğinde biz annelerin aklına hemen “süt konusu” geliyor. Sütün hem bizler hem de çocuklarımız için beslenmedeki önemi tartışılmaz bir gerçek. Ancak, sağlıklı ve güvenli süt tüketimi konusunda pek çok doğru bilinen yanlışlar ve iddialar bulunuyor. 



Geçtiğimiz günlerde süt ürünleri hakkında merak ettiğimiz neredeyse tüm soruları yanıtlayan, Ankara Üniversitesi hocalarının katkıları ile hazırlanmış bir siteye rastladık: http://suthakkindahersey.com/


Süt ile ilgili aradığınız tüm soruların cevaplarını bulabileceğiniz gibi Sizde uzmanlara soru sorabiliyorsunuz. İşte o siteden seçtiğim, süt ile ilgili bilmeniz gereken 2 önemli soru. 


Daha fazla bilgi almak için siteyi ziyaret göz atmanızı mutlaka öneririm. 


Soru: UHT (Uzun Ömürlü) sütte katkı maddesi var mı? Yoksa nasıl 4 ay dayanabiliyor?


Cevap: Hayır. UHT süt, hiçbir katkı maddesi içermeden, soğutma sistemine gerek olmadan, oda sıcaklığında, doğal besin değerini ve tazeliğini aylarca korur.

Süte herhangi bir katkı maddesi katılması yasaktır. Zaten Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı mevzuata aykırı davrananları kamuoyuna ifşa etmektedir.


UHT sütün uzun süre dayanmasının iki sebebi vardır: öncelikle çiğ süt, işletmeye her türlü kontrolden geçirilerek alınır ve yalnızca mikrobiyolojik kalitesi çok yüksek çiğ sütler UHT işlemine kabul edilir.


Sütün uzun ömürlü hale gelmesinin sebebi, sütün çok kısa bir süre yüksek ısıda tutularak içindeki zararlı mikroorganizmalardan arındırılması ve özel aseptik ambalajlara doldurulmasıdır. Aseptik ambalaj ise hava ve ışık gibi dış etkenlerin süte ulaşmasını engeller, böylece sütün koruyucu madde olmaksızın dört ay süresince oda sıcaklığında tazeliğini koruması sağlanır.


Kısacası, UHT işlemiyle tüm zararlı maddelerden arınan süt, hiçbir katkı maddesine ihtiyaç duymadan, ambalajı açılmadığı taktirde tazeliğini 4 aya kadar korur.


Soru: Günlük içilmesi önerilen süt miktarı ne kadardır?


Cevap: Sütü yaşamın her döneminde mutlaka tüketilmeliyiz.


Çocukluk ve ergenlik döneminde güçlü kemik ve diş oluşumunu sağlar,  kemik yoğunluğu artırır, sağlıklı büyümeye, özellikle de 1-4 yaş döneminde zihinsel gelişime yardımcı olur.


Gebelik ve emzirme dönemlerinde, bebeğin büyümesi ve gelişmesi için gerekli vitamin ve minerallerin vücuda alınmasına ve bebeğin kemik gelişimine yardımcı olur. Aynı zamanda annenin kemik ve diş sağlığının korunmasını sağlar.


Yetişkinlerde ve yaşlılarda ise, kemik sağlığının korunmasında etkili rol oynar ve vücudun ihtiyaç duyduğu protein, kalsiyum, fosfor, B2 vitamini gibi birçok besin öğesini içerir.


Bu yüzden daha sağlıklı ve kaliteli bir hayat için, çocukların, gençlerin, gebelerin her gün en az 2 bardak süt ve 1 porsiyon sütlü ürün, yetişkin ve yaşlıların da ortalama 2 bardak süt içmeleri önerilmektedir.


 


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Kasım 2015 Salı

Dünyanın ilk evcil dinozoru Zoomer Dino…

Tarih öncesi ile teknolojiyi birleştiren Zoomer Dino, çocukların büyük ilgisini çekecek bir oyuncak!



Üzerindeki sensörler sayesinde elle kontrol edilebilen Zoomer Dino ile kontrol kumandasını kullanarak da oynayabiliyorsunuz. Kumandanın üzerindeki düğmelere basınca onu yürütebiliyor, kızdırabiliyor, başını ya da kuyruğunu oynatabiliyor, hatta çenesini tıpkı gerçek bir dinozor gibi açıp kapamasını sağlayabiliyorsunuz. Elinizi bu evcil dinozorun üzerindeki sensörlere doğru tuttuğunuzda ise kuyruk oynatmak, oturmak, dinozor sesleri çıkarmak gibi marifetlerini sergiliyor.



Zoomer Dino’nun LED gözlerinin aldığı renge göre onun içinde bulunduğu ruh hali ve modu anlayabiliyorsunuz. Mesela gözleri mutlu olduğunda yeşil yanıyor, sinirlendiğinde kırmızı, meraklı olduğunda mavi… Kızgınlık demişken, kendi halinde uslu uslu duran Dino’yu cesaret edip de kızdırmak isterseniz kuyruğunu çekmeniz ya da kafasını hafifçe sallamanız yeterli. Ama sonra vereceği tepkiye hazır olun, gerçekten çok sinirlenebiliyor! 


Bu ilginç dinozorun en ilgi çekici özelliklerinden biri de özel teknolojisi sayesinde düşse de kendi kendine doğrulup tekrar dengesini kurabilmesi ve yeniden iki ayağının üzerinde durabilmesi. Bu konuda gerçekten çok yetenekli!


Onunla oynamak hem çok eğlenceli hem de çok heyecanlı! Eğer onu daha yakından tanımak isterseniz www.zoomerdino.com adresini ziyaret edebilirsiniz.



 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

17 Ekim 2015 Cumartesi

Çiy Damlam'a 4. Yaş Günü Mektubu

Çiy Damlam;

İşte geldin 4 yaşına. Ne kadar çabuk geçti değil mi? Aslında annen ve benim için doğduğun günden itibaren değil, tüp bebek tedavisi sonucu bir embriyo olarak annene transfer olduğun günden itibaren başladı süreç. O haldeyken bile bir canlıydın ve annene tutunup bizim hayatımıza katılmak için uğraş veriyordun. Bu işte de çok başarılı oldun gerçekten.

Senin dünyaya gelip hayatımıza katılman ile birlikte hayatın, hayatımız oldu. Bize çok şey kattın, öğrettin, mutluluk yaşattın. Adım adım büyümeni izlemek bizim için en büyük mutluluk kaynağı oldu. O kadar güzel ve kendinden emin büyüyordun ki… Mesela annen konuşmadığın için seni doktorlara bile götürmeyi düşünürken sen kendinden en emin olduğun zamanı bekledin ve şakır şakır konuşmaya başladın. Tabii ki öncesinde ufak tefek kelimeler söyleyebiliyordun ama esas konuşman bu şekilde oldu. Sonra, yürümek için de hiç acele etmedin. Hani şöyle kalkıp 2-3 adım atıp düşeyim sonra adımlarımı yavaş yavaş arttırarak devam ederim demedin. Herhalde “Düşe kalka öğrenmeye ne gerek var ki kalkıp bodoslama yürürüm” diye düşünerek birden kalktın ve yürüdün. Gene kendinden en emin olduğun bir anda. Ama o gün evde olmadığım için o anını maalesef kaçırmıştım. Annen telefon edip söylemişti. Ama olsun sonra o paytak paytak yürüyüşünle gelip bana sarılman her şeye bedeldi.

Konuşmaya başladıktan sonra kendince o kadar güzel kelimeler kullanıyordun ki! Bak sana bir kaç örnek vereyim. Kırmızıya, “lâlelli” derdin. Adının anlamı bir yerde “kırmızı” demek ve sen içinde Lâl geçen bir kelime kullanmıştın kırmızı demek için. Sanki biliyormuşsun gibi. Annene “hua” demen de çok güzeldi. Ama biz bir türlü “hua” dediğinde anne mi yoksa Nursen mi demek istediğini anlayamamıştık. Esas hâlâ bırakmadığın ve sanırım ömrünün sonuna kadar da demekten vazgeçmeyeceğin bir kelime var ki o da “bıdıbıdı”. Babaanne’ne “bıdıbıdı” demeye başladın. Neye benzeterek, nereden esinlenerek dediğini bir türlü anlamadık ama bunu demeyi 4 yaşında bile hiç bırakmadın. Eminim hiç de bırakmayacaksın. Hatta bir kere bana dedin ki; “Babaanneme, babaanne deneceğini biliyorum ama ben bıdıbıdı demek istiyorum”. Daha böyle kullandığın çok kelime var ve hiç merak etme hepsini not aldım, ileride okuyacaksın.

Sen büyüdükçe hem annen hem ben seninle yaptıklarından, yaşadıklarımızdan çok güzel anılar biriktirmeye başladık. Bize hep hayatımızda “ilk”leri yaşattın ve yaşatacaksın. Ama seninle “ilk”leri yaşamak bizi hem çok mutlu ediyor hem de çok şaşırtıyor. Her yeni bir davranışında, olayında, konuşmanda, tepkinde “Vay be!! Kızımız artık büyüyor” diyoruz. Sen bizi hep mutlu ediyorsun çünkü sen mutlu bir bebeklik geçirdin ve mutlu bir çocuk oldun.
Bu arada bir de sana güzel bir hatıra bıraktım. Senin için, senin dünyaya geliş hikâyeni anlattığım blogum kitap oldu. Bu benim için çok büyük bir gelişmeydi. Hiç aklımda, düşüncemde yokken senin sayende bir de yazar oldum. 2015 yılının Mart ayında kitap çıktı. İlk kopyası elime geçtiğinde direkt senin için bir şeyler yazdım ve imzalayıp sana verdim. İlk gördüğünde bir anlam veremedin ama ne olduğunu sana anlattığımda yaşından beklenmeyecek bir olgunlukla ilgilendin kitapla ve “ben bunu büyüyünce okuyacağım” dedin. Sonrasında kütüphanene kaldırdık. Orada senin okumanı bekliyor. Bakalım okuduğunda neler hissedeceksin?

Canım kızım, çiy damlam.. Hayatımın ve hayatımızın son dört senesi senin sayende mutluluk, huzur ve güzellikler içinde geçti. Bundan sonrası da eminim öyle olacak. Sen benim her şeyimsin, umudumsun, geleceğimsin, hayâllerimsin. Seninle bir kız babası oldum ve babalığın en güzelini yaşıyorum. Biz baba – kız olarak içten içe çok güzel duygular paylaşıyoruz. Gerçi senin nazarında hep en yaramaz benim, bütün olumsuz şeyler benim yüzümden oluyor, hep ben suçluyum ama biliyorum ki beni çok seviyorsun. Ama benim sana duyduğum sevginin bir tarifi, anlatımı inan ki yok. Sana hiçbir zaman aşkım, sevgilim vb. kelimelerle hitap etmedim. Çünkü sen benim sadece canımdan bir parçasın, hayatımsın, kızımsın, her şeyimsin, “çiy damlam”sın ve ben senin babanım.

Dördüncü yaş günün kutlu olsun ve her yaşın daha da mutlu olarak devam etsin. Daha önce söylemiştim ama tekrar söylemek istiyorum; hayatıma ve hayatımıza girdiğin için, o kadar meşakkatli süreci en güçlü şekilde atlatıp bizim dünyamıza katılmayı kabul ettiğin için sana çok teşekkür ederim.