Artık
tedavinin sonuna yaklaşıyoruz. Birkaç gün sonra Nursen’den olgunlaştırdığımız,
iğnelerle, ilaçlarla besleyip büyüttüğümüz yumurtalar toplanacak. Bu işlem için
son iğneleri de yaptım ve o günü bekliyoruz. Daha öncede dediğim gibi şansımıza
Nursen’de o ay 2 tane yumurta oluştu. Öyle kişiler varmış ki 15-20 yumurtası
oluyormuş. O kadar çok yumurta olunca alternatif çok daha fazla oluyor tabii
ki. İçlerinde iyisinin de iyisi çıkıyor. Tabii burada önemli olan yumurta
sayısı değil kalitesi. O kadar çok yumurtadan kaliteli olan bir tane bile çıkmadığı
durumlarda olabiliyormuş Aysun Hanım’ın
dediğine göre. “Bir tane yumurta olsun ama çok kaliteli olsun yeter” diyordu
bize. Nursen’de ki iki yumurtadan hiç değilse bir tanesi kesin iyi çıkacak ve
döllenip rahme konacak. O da tutacak. O kadar eminiz sonuçtan.
Yumurta
toplama işlemi deyince gözümün önüne sanki Aysun Hanım eline küçük bir kepçe
alıp yumurtaları alacakmış gibi bir görüntü geldi. Aslında zor ve kadın için
sancılı bir işlem. Daha önce yaptıran bir arkadaşımıza sorduk. Onu bayıltmadan
direkt toplama işlemi yapmışlar ve gerçekten çok eziyetli bir işlem olmuş.
Nursen’e mutlaka bayıltarak yaptırmasını söylemiş. Heyecanla o günü beklemeye
başladık. Cumartesi günü tüp bebek merkezinde hemen hemen sadece bu işlem
yapılıyormuş. Zor ve heyecanlı bir gün olacaktı. Annem ve teyzemde bizimle
gelmek istediler. Yanımızda olmak istiyorlardı. Hani Nursen’in bir şeye
ihtiyacı olursa ben erkek olarak müdahale edemeyebilirim diye düşündüler.
Haklıydılar aslında, ne olur ne olmaz. Nursen’e de söylediler gelmek
istediklerini. Belki Nursen istemeyebilir, sadece beni isteyebilir yanında. Nursen
de “Olur tabii gelin lütfen” deyince bu sefer hep beraber cumartesi gününü
beklemeye başladık. Sabah 9 gibi tüp bebek merkezinde olacaktık. Orada
buluşuruz cümbür cemaat dedik. Bir yandan da o kadar kalabalık gidip komik duruma
düşmeyiz inşallah diye düşünüyorduk. Acaba bizim gibi böyle ailece gelenler var
mıydı? Aman ne olacak ki? Ne güzel yalnız değiliz işte. Bize destek olan
ailemiz var yanımızda. Keşke Nursen’in ailesi de Ankara’da olsaydı da onlarda
gelebilseydi bizimle. Ne güzel olurdu. Onlarda her telefonla konuştuğumuzda
bize moral verdiler, destek oldular.
Bu sırada
evlilik yıldönümümüzde geldi. Tam tedavinin son günlerine denk geldiği için çok
özel bir şey yapamadık Nursen’le. Kendi aramızda küçük bir yemek ile kutladık.
Ama birbirimize aldığımız hediyeleri söylemem lazım ki bu durumda bile ne kadar
keyfimize ve zevkimize düşkün olduğumuzu görün. Nursen bana Rakı Ansiklopedisi
aldı. Bende iki rakı kadehi ve karaf aldım. Tedavi bittiğinde gene rakı keyfimi
yapabilecektim. Aslında bunu Nursen’le beraber yapmak benim için en büyük keyif
ve zevk, ama sanırım bir süre daha
yapamayacağız. Bir süre dediğim bebek doğup Nursen’in süt vermeyi bitirmesine
kadar. Olsun nasıl olsa o gün gelecek. Kadehler ve karaf hiç kullanılmadı ve
baş başa rakımızı yudumlayacağımız o günü bekliyorlar. Fakat ben Rakı
Ansiklopedisini okumaya başladım.