Öne Çıkan Yayın

Tüp Babayım "Bir babanın gözünden tüp bebek yolculuğu"

Tüp Babayım  "Bir babanın gözünden tüp bebek yolculuğu" 9 Şubat'ta çıkıyor

16 Kasım 2016 Çarşamba

Çocuklarınızın besin ihtiyaçlarını karşılamanız için Pınar Çocuk Devam Sütü sizlerle!

Neden Çocuk Devam Sütü?


Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.



Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.


1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütü’nü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.


Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

17 Mayıs 2016 Salı

Çocuklukta Yaratıcı Drama Eğitiminin Kazandırdıkları

Yaratıcı Drama benimde 6 aşamadan oluşan eğitimini aldığım ve eğitmen olabilmek için proje aşamasında olduğum bir konu. Eğitimini aldığım için rahatlıkla söyleyebilirim ki okul öncesi dönemden itibaren çocuklar için gerçekten çok faydalı ve gelişimi için gerekli bir süreç. Çocuklar yaratıcı dramaya 4 yaşından itibaren başlayabiliyorlar ve eğer devam ederlerse yaşları ilerledikçe gerçekten çok büyük faydalarını görüyorlar ve farklılıkları gösteriyorlar. Aynı zamanda ebeveynler içinde bu fayda görülebiliyor. 

Aşağıda paylaştıklarıma tesadüfen rastladım ve hemen blogumda da yayımlamak istedim. Orijinali İngilizce olarak yayımlanmış ve Türkçeye çevrilmiş. En altta kaynak olarak belirtiyorum.

1. Topluluk önünde konuşma becerlerinizi geliştirir.

It improves your public speaking skills.
Eğer kaygı düzeyiniz çok yüksek değilse, kendinizi insanların önünde konuşmaya zorlamak, bu konuda daha iyi olmanızı sağlayacaktır. Sesinizin perdesi, tonu ve değişimi… Tüm bunlar profesyonel hayatta da çok önemlidir. Eğer başarısızlığa uğrarsanız, drama kendinizi nasıl düzeltmeniz gerektiğini de öğretir.

2. Takım çalışmasının değerini öğrenirsiniz.

Okulda bu beceriyi grup projeleriyle öğretmeye çalışırlar, ama asla dramadaki kadar etkili olmaz. Tiyatroda çok farklı insanlarla uzlaşmayı ve işbirliği yapmayı öğrenirsiniz. Aksi takdirde gösteri olmaz. Tiyatro yapanlar, sadece yıldızların değil, her bireyin değerli olduğunu bilir.

3. Size empatiyi öğretir.

It teaches you empathy.
Sahnede oynayacak kadar iyi bir hale gelmesi için aylar boyunca bir karakter üzerinde derinlemesine çalışmak, normalde keşfetmek için zaman bulamayacağınız kadar eşsiz bir deneyimdir. Bir hikayenin içine tiyatrodaki gibi yoğun bir şekilde girdiğinizde, sizden çok farklı olabilecek insanlara karşı çok daha derin bir anlayış kazanarak çıkarsınız.

4. Stres yönetimi konusunda uzman olursunuz.

Görünürde her şeyin yanlış gittiği bir durumda, sahneye harika bir gösteri koymayı öğrenebilirseniz, sabahlayarak çalışma ya da çılgınlar gibi sunum hazırlama gibi her tür zorlu durumla baş edebilirsiniz. Çok daha sakin ve aklı başında olursunuz, çünkü bu stresin karşılığını alabileceğinizi zaten bilirsiniz.

5. Özgüven kazanırsınız.

You'll gain confidence.
Tiyatro ortamı, katılımcıların tuhaflıklar yapmalarını ve yeni şeyler denemelerini – kendilerini aptal durumuna düşürseler bile – destekleyen ve teşvik eden yapısıyla benzersiz bir ortamdır. Egonuzdan sıyrılmayı öğrenmek, gerçek dünyada çok az insanın öğrenmeye istekli olduğu bir beceridir. Kendinizi, başarıyı yakalamaya çalışırken biraz da mahçup olmaya şartlarsanız, o zaman daha fazla başarı elde edersiniz.

6. Ama aynı zamanda biraz alçakgönüllük de öğrenirsiniz.

Tiyatroda genellikle yaşananları hafifletmek için zaman yoktur. Tiyaronun ruhu destekleyicidir, ama açık bir zihinle karşılmanız gereken bazı dürüst, önemli geri bildirimler de alacağınızı bilseniz iyi olur. Zayıflıklarınızın size gösterilmesini nasıl ele alacağınızı ve bunları kişisel almadan üzerinde nasıl çalışacağınızı öğrenirsiniz.

7. Reddedilmeyle nasıl başa çıkacağınızı öğretir.

It teaches you how to deal with rejection.
Bir oyunda istediği rolü alamayan her insan, hayal kırıklığı duygusunu iyi bilir. Bir yetişkin olmak da iniş ve çıkışlarla doludur. Her zaman hayalinizdeki işe ya da daireye sahip olamazsınız. Ama tekrar ayağa kalkmayı öğrendiğinizde, bir sonraki büyük şeyin dışarıda bir yerde sizi beklediğini de bilirsiniz.

8. Zaman sınırına uyarak çalışmayı öğrenirsiniz.

Okulda telafi testleri vardır, proje tarihleri uzatılır. Ama tiyatroda, hazır olsanız da olmasanız da gösteri her zaman devam etmelidir. Bir oyunda oynamak, size zaman sınırınıza uymanın ve etkili kısa yollar keşfetmenin yaratıcı yollarını öğretir (aslında zorlar).

9. Okuma becerileri kazanmanın kesin yoludur.

It is a surefire way of gaining reading skills.
Tiyatro ile ilgili muhteşem şeylerden birisi de bir metnin sonsuz farklı yolla yorumlanabilir olmasıdır. Bir metni analiz etmenin ve yaklaşımın yeni yollarını bulursunuz çünkü metni sadece masa başında okumak yerine canlandırmak zorundasınızdır. “Bunu haftaya kadar ezberleyin” kadar okuma becerilerinizi hızla geliştirecek başka bir şey daha olmadığını söylememize gerek yok herhalde.

10. Kelimelere karşı takdir duygunuz artar.

Tiyatro tarih boyunca tüm dünyaya kültür kattı. Tiyatro ile ilgilenmek ve üzerinde çalışmak, belki başka türlü yollarınızın kesişmeyeceği çok sayıda olağanüstü edebiyat eseri ve fikirle karşılaştırır sizi. Hayatınızın sonuna kadar tiyatronun peşinden giden bir insan olmasanız da, hayatta seçeceğiniz diğer yolların çok azı sanatın bu formundan etkilenmemiştir.

11. Sizi daha karizmatik yapar.

It makes you more charismatic.
Kendi rolünüzün ve karşılıklı diyalogların provasını yapmak (ve akranlarınızın bunları yapmasını izlemek) sosyalleşme şeklinize çok büyük faydalar sağlar. Ancak tiyatroda çalışmanın, oyunculuk yapmak dışındaki büyük bir kısmı iletişimdir. Bu kadar büyük bir proje için o kadar fazla insan çalışmak zorunda ki, bu çalışmanın iyi gitmesi için içinde bulunduğunuz ortam sizi bu becerilerde ustalaşmak için zorlayacaktır.

12. Ezber becerileriniz mükemmelleşir.

Sadece kelimeleri ve ipuçlarını hatırlamaktan daha öte bir şeyden bahsediyoruz. Kendinize öğrettiğiniz ezberle ilgili taktikler ve sahne üzerinde pek çok şeyi aynı anda yapmayı öğrenme şekliniz, hayatın ilerleyen yıllarında ders çalışma, iş yapma ve zihninizi organize etme şeklinizi de etkiler ve geliştirir.

13. Fiziksel olarak aktif olma alışkanlığı kazandırır.

It gets you in the habit of staying physically active.
Spor dünyasını çekici bulmayan çok sayıda çocuk için fiziksel aktivitenin başka bir iyi yolunu bulmak zor olabilir. Ama dans koreografisi, sahne kurma ya da sahne değiştirme dahil tiyatro fiziksel olarak güç ve çalışma gerektiren bir sanat dalıdır. En büyük farkı ise, o kadar eğlenirsiniz ki nasıl formda kaldığınızı anlamazsınız bile.

14. Gerçek dünyadaki gibi profesyonel olmayı öğretir.

Pek çok çocuk için tiyatro, ilk profesyonel davranma deneyimidir. İyi bir izlenim bırakmalısınız, istek göstermelisiniz, çok çalışmalısınız, uzlaşmalısınız, ödün vermelisiniz, duygularınızı kontrol etmelisiniz, akranlarınızı desteklemelisiniz ve üstlerinize saygılı davranmalısınız. Bunların hepsi de, eğer profesyonel meslek hayatınızda ciddiye alınmak istiyorsanız geliştirmeniz gereken becerilerdir.

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Sana ne ifade ettiğini #AnneneHiçSöyledinMi?

Annenizin size olan sevgisini siz de anne olunca gerçekten anlayabilirsiniz... Nestlé İyi Büyüsün İyi Yaşasın Anneler Günü video’sunu izleyerek, siz de annenize olan sevginizi https://www.facebook.com/iyibuyusuniyiyasasin adresinden paylaşabilirsiniz.


Ayrıntılı bilgi almak için www.iyibuyusuniyiyasasin.com adresini ziyaret edebilirsiniz. 



 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Mayıs 2016 Salı

Tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü kutlu olsun!

Anneler Günü geldi çattı… “Hep daha iyisi” diyerek bebeklerin ve annelerin isteklerine her zaman en iyi şekilde cevap veren, Türkiye’nin yeni bebek bezi ve ıslak havlu markası Sleepy, Unutkan Anneler’e teşekkür ederek onları unutmadığını gösterdi.


Bir zamanlar uyku kelimesini en sıcak kelime olarak tanımlayan, %50 indirimleri ve yeni sezon çantaları kaçırmayan, en son çıkan filmlere en önce giden, yemek keyfinden asla ödün vermeyen, küçük bir temizlikten sonra bile en az 3 saat dinlenen ve fönsüz dışarı adımını atmayan ama bir gün, dünyalarını değiştiren o büyük mutluluk ile birlikte dünyaları unutan tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü’nü büyük bir coşku ile kutladı.


Kendilerini çocuklarına adaya Unutkan Anneler’i unutmayan Sleepy, Anneler Günü için özel olarak hazırladığı ajandası ile de tüm annelerin kalbini çalmayı başardı. #unutkananneler hashtag’ini kullanarak Instagram ve Twitter sayfalarında paylaşımda bulunan ve Mayıs Ayı boyunca market.sleepy.com.tr adresinden alışveriş yapan herkese dağıtılacak bu ajanda ile tüm bir yıl mutluluk ve bol bol gülümsemeyle geçecek.


http://www.unutkananneler.com/


Sleepy, en sevdikleri pastanın son dilimini her zaman çocuklarına ayıran ve gerçek sevginin ne anlama geldiğini varlıklarıyla kanıtlayan Unutkan Anneler’e “İyi ki varsınız…” diyor ve kalpten bir teşekkür gönderiyor.



 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Mart 2016 Salı

Radyo Onbironsekiz Program Kaydım

Radyo Onbironsekiz'de yayımlanan program kaydım... Beni, Lâl'i, bizi ve kitabımı anlattım... Buyurun...


Bugün, Onbironsekiz'de hayattaki en klasik dönüm noktalarından biri olan çocuk sahibi olmaya değineceğiz. Programda 4-5 sene önce babalık zanaatine başlamış 2 baba var: Hem de yeni nesil babalar! Anne blogger'lara alışığız, biraz da baba blogger'lara kulak vermeye ne dersiniz?









8 Mart 2016 Salı

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

Bugün hayalinizdeki beyaz ve sağlıklı dişlere en pratik şekilde kavuşma yollarını paylaşacağım. İşte dişlerimi korumamı sağlayan ve rahatça gülümseme nedenim 5 diş temizleme pratiğim :)


Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu


1. Rutinlerinize Uyun

Hayatta en önemli şey sanırım sizin için iyi olan ne varsa alışkanlık haline getirmek. Spor yapmak, sağlıklı beslenmek gibi aslında kişinin kendisine bakması ve temizliğine dikkat etmesi de önemli. İşte bu yüzden diş temizliği rutinlerinizi belirleyin ve ona uyun.

Her sabah ve gece yatmadan önce dişlerinizi mutlaka fırçalayın! Bu alışkanlığınızı halen kazanamadıysanız bugün zaman kaybetmeden kendiniz ve diş sağlığınız için büyük karar verebilirsiniz.


2. Size Uyanı bulun!

Nasıl ki giydiğiniz kıyafetler tarzınızı yansımadığında kendinizi o kıyafetin içinde yabancı gibi hissediyorsunuz, aslında kişisel bakımlarınız da öyle. Diş ve diş ati yapınıza en uygun fırçayı bularak diş temizliğinizi daha verimli yapabilirsiniz.


3. Kendinize Zaman ayrın!

Bir şeyi yapıyor olmak kadar onu doğru sürede ve doğru şekilde yapmak da çok önemli. Özensiz bir biçimde yaptığınız hiçbir şey tam olmayacaktır. O yüzden dişlerinize ve kendinize zaman ayırın. Bu zamanı doğru fırçalama teknikleriyle yaparsanız emin olun kısa sürede farkı siz de fark edeceksiniz.


4. Bazı Ayrılıklar Çok Güzel!

Vedalar ve ayrılıklar hep can yakar ama aslında bazı ayrılıklar size çok iyi gelebilir :) Nasıl mı? 3 ayda bir diş fırçanızla vedalaşın ve hijyen açısından önemli bu değişikliği bir alışkanlık haline getirin.



5. Yol Arkadaşınızı İyi Seçin!

Geldik en önemli maddeye. Diş fırçanızı seçtiniz, kendinize zaman ayırdınız, her şeyi tam yaptınız ama diş temizliğinde istediğiniz verimi halen alamıyor musunuz? O zaman doğru diş macununu kullanmıyor olabilirsiniz. Bu konudan mustarip olanlara önerim; Procter and Gamble’ın dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana olacak.

Yeni İpana 3D White PERFECTION diş macunu İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu. Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içerir. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekelerin %100’e kadarlık kısmını etkin biçimde çıkarıyor. Ben bu ürünü çok sevdim, satın almak isterim derseniz tıklayınız.


Tüm bu maddeleri eksiksiz yerine getirenler olarak bol bol gülümsemeyi hak ettik sanırım :)



P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım.  

http://www.agizbakimuzmani.com/


#ipanaperfection  #gülüşünügöster


İçerik Kaynak: http://www.e-gunlugum.com/

Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

7 Ocak 2016 Perşembe

Veli Nereye Gitti.... Küçük bir spermin BÜYÜK serüveni...

Çocuklarımızın yaşları ilerledikçe meraklarından kaynaklanan soruları artmaya başlar. "Niye?" "Nasıl?" sorularının ardı arkası kesilmez. Anne babalar bu sorulara sabırla yanıt verir veya vermeye çalışır. Ama anne babaların en zor durumda kaldıkları, nasıl cevap vereceklerini bilemedikleri, hangi dille anlatılması gerektiğine karar veremedikleri en zor soru ise bir gün çocuğun gelip "Ben nasıl doğdum? Bir çocuk nasıl dünyaya gelir?" diye sorması olur.
Bu soruyu duyan anne babaya genelde günümüz gençlerinin tabiriyle "Kal gelir". Bir yere bakar, bir duvara bakar, bir çocuğa bakar, bir birbirlerine bakarlar, suratların şekli değişir, ağızlardan anlamsız mırıldanmalar ve sesler çıkmaya başlar. Çocuk ise heyecanla sorusunun cevabını beklemektedir ama çoğu zaman bu cevabı alamaz. Alsa bile yeterli düzeyde olmayan, geçiştirici cevaplardır. Hani eskilerin dediği gibi "Seni leylekler getirdi" demek de işe yaramıyor çünkü zamanımız "teknoloji" çocukları bu palavrayı yemiyor artık.

İşte her anne babayı bu durumdan kolayca kurtarabilecek, çocuğa eğlenceli şekilde bu bilgiyi verebilecek bir kitap "Veli Nereye Gitti?"...

300 milyon spermden birisi olan Veli, yüzme yarışına büyük bir azimle hazırlanıyor.. Birincilik ödülü ise sihirli yumurta... Acaba Veli bu yarışı kazanabilecek mi?

Bence kitabı önce anne babaların çok dikkatle okumaları gerekiyor. Sonra da çocuğuna okuması... Okurken çocukla beraber, muhteşem çizilmiş animasyonlar üzerinde de konuşulup yorumlar yapılabilir. Bir bebeğin nasıl dünyaya geldiği çok sade, açıklayıcı ve çocuğun anlayabileceği düzeyde eğlenceli şekilde anlatılmış. Aynı zamanda animasyonlarla da güçlendirilerek görsel olarak çocuğun zihninde şekillenmesi amaçlanmış. Sonuçta siz anne babalar da rahat bir nefes alıp şekilden şekile girmek zorunda kalmayacaksınız..

Her anne babanın elinin altında, çocuğunun kütüphanesinde olması gereken muhteşem bir kitap "Veli Nereye Gitti?"... Nicholas Allan yazmış ve Türkçe'ye Nil Gün çevirmiş.. Kitap Kuraldışı yayınlarından çıkmış... Kitap evlerinde ve internet üzerinden rahatlıkla bulabilirsiniz...